Siberkare’de zaman zaman çizgi roman sanatında yapılmış ya da yapılmakta olan deneysel işlere de özellikle yer verilmekte. Bu sanatın çok esnek ve tüm toplumsal ya da teknolojik değişikliklere açık kalmış yapısal tarihinde standartları zorlayan ya da yeni estetik açılar oluşturma çabasında bol miktarda iş var. Bazı çabaların sonuçları ise sadece çizgi romanın kendisinde değil resim ve grafik sanatları ve sinemada yansımalara sahip. Öte yandan bu üç disiplin de çizgi romanın teknik ve estetiğini büyük ölçüde etkilemiş durumda. Bunların hepsi bir şekilde ve bir yerlerde birbirinden beslenmekte.

İşte ,1980 lerin ilk yarısında deneysel işleriyle çizgi roman piyasasında parlayıp sönmüş olan Herikberto müstearlı Heriberto Muela (d: 1958,Orense) da bu etkileşim platformunda ilgi çekici deneysel işlere imza atmış bir sanatçı. Ressam, fotoğrafçı ve müzisyen bir babanın da etkisi ile olsa gerek, Heriberto Muela ,seramik ve güzel sanatlar okumuş. 16 yaşından itibaren resimle ciddi haşır neşir olmuş. İlk resim sergisini 1976 da gerçekleştirmişse de , devamını pek getirememiş. Bir süre Ibiza ve Alicante de sokak portre ve karikatürcülüğü yapmış. Aynı dönemde böceklere kafayı takmaya başlamış. Sonraki sanat yaşamında da önemli bir bileşen olacak böcek anatomisi ve daha sonra primatlara ait inceleme ve çizimlere girişmesi de bu dönemde. Kendisi bir söyleşisinde böcek meselesinin gerçek bir takıntı halinde oluştuğunu belirtmekte. Madrid’te pireleri temel alan resim sergileri ile ilgi çekmeye çalışırken, aynı zamanda çizgi romana da yönelmiş.

Herikberto’yu dönemsel ününü ve kısa bir süre içinde Amerikan ve Fransız çizgi roman dergilerine çıkabilmesini öncelikle dönemin ünlü İspanyol yayını Rambla’ya borçlu. 1981 den itibaren Rambla’da sonra da Heavy Metal dergisi ve onun Fransız kökeni Metal Hurlant’da 5-6 yıl sık sık işleri yayınlanmış. Siberkare’deki örnekler de bu işler arasından seçildi. 1988 den itibaren ise çizgi romanı terk eden Herikberto, tamamen resim ve illüstrasyona odaklanmış. Halen, reklam sektöründe tasarımcı ve sanat yönetmeni olarak faaliyet göstermekte. Böcek takıntısı ise 20 yıl süre ile uzaylı tür ve anatomi fantezileri çizmesine neden olmuş. Bu 20 yıllık işleri 2009 da “Beyaz Elbiseli Adam” isimli gençlere yönelik bir bilim-kurguda yayınlamış durumda.

Heriberto Muela’nın deneysel çizgi roman işleri ilk bakıştan görülebileceği üzere hayranı olduğu üç büyük ressamdan kaynaklanmakta: Picasso, Francis Bacon ve Van Gogh. Kendisi de okullu bir ressam olarak bu büyük isimlerin tuval üzerinde yarattığı etkiyi , çizgi romanın iki boyutlu ve çerçeveli dünyasına taşıma çabasını gütmüş. Bu işlerin üretildiği dönemde dijital tabanlı çizgi roman olmadığını özelikle belirtelim.
Dolayısıyla Herikberto’nun 80 lerin ilk yarısına ait işleri airbrush, akrilik ve mürekkep karması işler. Özellikle hareketi verirken kullandığı teknikler ise temelde Francis Bacon’un yaratılarına gönderme yapsa da teknik ustalığı açısından da dikkat çekici. İçerik olarak ise, o döneme ve dönemin İspanyası’na da uygun bir yeni-varoluşçu ve zaman zaman nihilist kısa hikayeler olarak tanımlanması olanaklı bu işlerin.
Ancak bu işlerin esas önemi ise resim damarının çizgi romana nasıl akabileceğinin bir başka boyutunu içermelerinde. 25 yıl sonra bu denemelere baktığımız zaman demode bulabilecek olsak da (zira bu sürede gözümüz pek çok yeni şeye alıştı) o dönem için bu işlerin ciddi bir çıkış ve sonraki pek çok teknik yaklaşımın öncülerinden olduğunu belirtmek gerekmekte…

