Siberkare’de sıra endüstriyel çizgi romanın dev isimlerinden birinde: Barry Windsor-Smith.
Barry Windsor-Smith, (d: 1949, Londra, sonradan annesinin kızlık soyadı olan Smith’i ismine eklemiştir) sınai tasarım ve illüstrasyon okuduğu ve o dönemlerde hocalarıyla ünlü East Ham Technical College’de klasik ve modern ekollerde sıkı bir eğitim almasına rağmen hep çizgi roman çizeri olmayı düşlemiş bir isim. Mezun olduğu okulda sonradan ders de verecek olan Barry Windsor-Smith, 1967-68 de Marvel Comics kahramanlarının tek sahifelik çizimleriyle İngiltere’de piyasaya girmiş.

1968 de ise ABD’nin yolunu tutup Marvel’in kapısına dayanmış. Windsor-Smith’in o dönemde öykündüğü ve çizgi roman dünyasının ikonalarından Jack Kirby’e (Bknz.) benzer stili ve teknik yeteneği, bir X-Men hikayesini ve kapağını üstlenmesini sağlamış. Parasızlıktan kaldığı otelden atılan Windsor-Smith’in bu işi parklarda çizip, yatıp kalkarak tamamladığı bilinmekte. Bu işi Marvel’in diğer siparişleri takip etmiş, ta ki, çizer 1968 sonunda Göçmen Bürosunca yakalanıp ABD’den apar topar sınır dışı edilene kadar.

İngiltere’ye döndükten sonra ise Marvel’in bir diğer önemli ismi Roy Thomas (d:1940, Missouri) kendisine uzaktan çalışabileceği çeşitli işler vermeye devam etmiş ve Thomas’ın “Conan” dizisini başlatırken seçtiği “penciller” ( kurşun kalemle temel çizer) o olmuş. Jack Kirby stilini sürdürmesine karşın Barry Windsor kısa sürede özellikle ayrıntı ve arka plan işlemelerindeki zenginliği ile dikkati çeker hale gelmiş ve kendi stili oluşturmuş. Bu stilde Victoria dönemi ön-Raphaelciler hareketi , Edward Burne Jones ve Rosetti gibi 1800 lerin son dönem önemli ressamlarının, dolayısıyla “art-nouveau” etkileri bariz olarak algılana gelmiştir.

Conan gibi o döneme kadar denenmemiş bir türün başarıdan başarıya koşmasında Smith’in aslında belirtilmese de yazımında da bulunduğu ilk 24 sayının çok önemi vardır. (Smith sadece 17 ve 18.sayıları çizmemiştir. Bunlar Türk okuyucunun da tanıdığı Gil Kane’ e (d: 1926, Latvia) ait.) Üstat 1972 ye kadar Marvel’in diğer işlerinde de yer aldıktan sonra - 1971 de sonunda çalışma iznini alıp ABD’ye gelmiştir artık- 1972 de endüstriyel çizgi roman üretiminden uzaklaşmayı seçmiş ve kendi yoluna giderken yukarıda bahsettiğimiz soyadı değişikliğini yapmıştır.

Bu dönemde sonradan çok ünlenecek diğer 4 çizer ile birlikte Manhattan’da “The Studio” olarak bilinen grubu kurmuş ve bağımsız üretimlerini sürdürmüştür.( Bu çizerler Jeff Jones, Mike Kaluta ve Bernie Wrightson olup, ileride bu satırlarda tanıtılacaklar.) 1983 de ise Windsor-Smith; Marvel’e tekrar dönüş yapmış ve burada aktarılması uzun bir süper kahramanlar listesinde üretime devam etmiştir.
1983 de ilk kez Epic Illustrated ‘da yayınlanarak geri dönüşünü duyurduğu iki eserden biri olan ve 1982 de yazıp çizdiği “The Beguiling” den (Çev.: ayartılma, kandırılma) bir panel Siberkare’ye kasten yerleştirildi. Burada Smith’in tüm stil özellikleri gözlenebilmekte.
Smith 90′ların başına kadar Marvel ile ilişkisini kesmediyse de bu yıllardan itibaren Marvel’den kopma Valiant Comics ile anlaşıp baş sanatçı ve yaratıcı yönetmen rollerini de üstlenerek yola devam etmiştir.Bu dönemde ürettiği “Archer ve Armstrong” isimli dizi özellikle dikkat çekicidir.Valiant Comics kısa sürede büyük başarı gösterip , iki milyon üzerinde dergi satışı yapınca , bir anda Marvel ve DC’den sonra ABD’nin üçüncü büyük çizgi roman yayıncı haline gelmiş ve bu da yapısal olarak endüstriyel çizgi roman üretim teknik ve politikalarına başvurmasına neden olmuş, neticede 1993 de Windsor-Smith bu şirketten de kopmuştur.

Sonraki yıllarda Barry Windsor-Smith çeşitli yayıncılarla çalışsa da illüstrasyon ve resme daha çok ağırlık vermiştir. Kaynaklara göre bilinen en son basılmış çizgi hikayesi 2000 yılında ve “UFO POW” adını taşımakta. 300 sahifelik bir çizgi roman için 10 yıldır çalıştığı da söylenmekte. Üstadın, başından geçenleri, deneyim ve tekniklerini, basım/renklendirme yöntem ve sorunlarını son derece iyi ayrıntılarla bezeyip göstererek anlattığı kendi sitesi meraklılara hararetle önerilir: (Bağlantı).
Bize kalan ise “Vay canına !” demekten ibaret.


