Alttan Akan…

Alttan Akan…

Çizgi hikaye veya çizgi roman; anlatımcı sanat türleri arasında sınırsız ifade çeşidine sahip yegane tür- çizgi filmi de bu tanıma bir miktar eklemleyebilsek de- sayılabilir. Edebiyatta, her roman ya da öykü yazarının kendine has bir tarzı veya özellikleri bulunabilse de, görsel olarak bakılan her metin birbirine benzer.Farklılıkları, hurufat , paragraf yapısı ya da basım kalitesi ile sınırlandırılabilir ancak. Günümüzün en önemli sanatı sinema /videoya gelince seçenekler; çeşitli kimyasal veya dijital film formatları, renk ve filtrelerle sınırlıdır ama kök hep aynıdır: tanınabilir fotografik görüntüler.

İster bir kalem kağıt isterse de dijital çizim tableti ve yazılımı ile yapılsın çizilmiş bir anlatıdaki ifade olanağı sınırsızlığını çok uzun yıllardır sürdüre dursun, anlatımcı sanat türleri arasında bir dezavantaja da sahiptir. Bir çizgi romanı daha okumadan sayfalarını karıştırdığımızda ya da bir dergideki banta bakar bakmaz, o anda ilgi ve beğenimizin biçimlenmesinde yatar bu dezavantaj.

Zira her hangi bir görsele karşı, bireysel ve çevresel tüm birikimize dayalı ilgi ya da beğeni kararımızı şimşek hızıyla verebiliriz. Bir tarama şekli, anatomik çizimlerin yapısı ya da kullanılmış renk veya gölgeler bizi bir görselden ya hemen uzaklaştırır ya da ona doğru çeker. Halbuki bir romanın sayfalarına bakarak onun hakkında bir anlık tavır belirlememiz olanaksızdır.Okumak zorundayızdır, en azından, bir iki bölüm. Sinemada da ,bir filmin fragmanı, reklamı ya da önceden yayınlanan basılı görüntüleri ilgimizi çekebilse de ya da bir filmi sırf türünden dolayı red veya kabul edebilsek de ,oturup izlemeden bir tavır geliştiremeyiz.

Çizginin bu dezavantajından dolayı, nice sanatçının anlatmaya çalıştığı ne çok hikaye kaybolup gitmiştir tahmin etmek çok zor. Özellikle alışılmışın ya da zaman içerisinde uğraşıla uğraşıla benimsetilmişin dışına düşebilen çizgilerin, ne anlattığına hiç bakılmaksızın kağıt hamuru haline dönüştürülmek üzere tezgahlardan yokolması hatta bellekde de bir iz bırakmaması olağandır.

Jillian Tamaki ,Skimp'den (Yz:Mariko Tamaki) panel,2008,

Bu noktada çizgisi kötü/iyi gibi bir ayrım gerekli ise de temelde, sahifede yazılı bir metine sahip olsun olmasın çizgi romanın bir senaryo/alt metin ile tümleşik olduğunun altını çizmek gerekiyor. Çizgi eserin uçuculuğunun yanı sıra; bir hikayesinin, söylediği bir şey olduğunun -en alt kültür yayınlar dahil- doğrudan biçiminden dolayı yok sayılması tehlikesi bilinen bir gerçek olsa da yıllardır bu tehdite karşı cesur çalışmalar hem bizde hem dünya da sürmekte.

Jillian Tamaki,Skimp'den (Y:Mariko Tamaki) ayrıntı,2008Görkemli devrini ya da rönesansını geride bırakmış olsa da, sınırlı kitlelere ulaşssa da değişik ,deneysel ya da farklı işler yine de yayınlanabiliyor,. Web çizgi-romanı /bantı diye bir tür çıkmış olması da “avante-garde” çabaların erişim kitlesini arttırmıyor. Kağıda basılı olup olmaması, yukarıda bahsedilen anlık karar sorunsalını etkilemiyor.

Siberkare’de alışılmışın dışında biçime sahip, dolayısıyla ilk bakışta itici gelebilecek, stil çabalarına ait bazı örnekler de misafir edilmekte. Ancak, kare’nin bu güne kadarki yayınlarında yapılan seçimlerin, ustalığı/ başarısı/ya da orijinallliği zaten tescilli, eser ve isimler üzerine yoğunlaştığı, malum. Arada bir ise , yeni ve alternatif çıkışlardan örnekler verilmesi çizgi-roman/hikaye dünyasının alt akıntılarında, özellikle endüstriyel üretimin dışında neler olduğuna ait küçük ip uçları sağlayabilecek.

Çizerler genç ,çizimler itici ve bazen tuhaf olabilse de sınırsız ifade çeşidi gibi olağan dışı bir güce sahip çizgi-romanın daha ne gibi dönüşümler geçirebileceği konusunda okuyucumuza bir fikir verebilirsek ne mutlu. Ama, Siberkare, zaten bu alana meraklılar için yayınlanmakta.

Alt akıntılardan ilk örneğimiz, Asya-Kanada kökenli iki kız kuzene ait. Çizer, Jillian Tamaki, 2003 ‘den bu yana çizgi dünyasına dalmış, okullu bir çizer. New York Times, New Yorker, Washington Post ,Esquire gibi yayınlarda işleri çıkmakta zaman zaman. Çeşitli ödülleri de olan Jillian Tamaki aynı zamanda Parsons School of Design da ders de vermekte. Yazar, Mariko Tamaki de genç yaşta çeşitli ödüller almış bir isim ve o da yaratıcı yazarlık dersleri vermekte.

Tamaki’lerin Siberkare’de bir kaç örneği verilen ortak eserinin adı ise “Skimp” (Çev.: kıt, yetersiz, az, ) 2008 tarihli bir grafik roman. Ergen bir “goth” öğrenci kızın gelişimi ve çevresindeki olaylar üzerine kurulu bir senaryoya sahip. Çizimde J.Tamaki’nin mangaya ve estamp’a bir yakınlığı olduğu hemen göze çarpsa da değişik tarzı göz doldurmakta. Hikaye ise Mariko Tamaki’nin kendi sözleriyle; ” Büyük dram ve fikirlerin , günlük yaşamın küçük saçmalıkları ile nasıl karıştığı”, üzerine. Sıkıcı da gelebilir, çekici de…Jillian Tamaki,Skimp'den panel(Y:Mariko Tamaki),2008

↓ Transkript
Bu gün 10.sınıftaki herkes Bn.Hornet ile konuşmak üzere Rehberliğe çağrıldı.
Bn.Hornet bebek pudrası gibi kokar. Çok sinirli bir kadındır.
Bn.Hornet dedi ki, benim gibilerle özellikle ilgiliymiş. Zira benim gibiler depresyona ve depresif uyarıya çok açıkmışlar.Diyor ki, “goth” olan öğrenciler (yani ben) çok kırılgan olurlarmış.(Not: Duvarıdaki afişte “ESİN” yazmakta)
Doğrusu ben her zaman biraz depresifim, ama bunun nedeni tam 16 yaşında olmam ve herkesin aptal olması (ha,ha,ha). (Not: Rehber öğretmenin elindeki kitaptaki diyagram ,”Keder Döngüsü” adını taşıyor.)
Bunun gothluk ile ne ilgisi olabileceğinden şüpheliyim.
John Redder voleybol takımında idi, goth değildi ama öldürdü kendini !!!
Nasıl oluyor da, futbol takımındaki tüm kızlar Rehberlik almıyorlar ?



Yorumlar¬

  1. Avatar Avtutar diyor ki:

    Evet , bence de alttan aksın ve gitsin lütfen bu çizgiler .. Hiç albenisi ve okubenisi yok benim için .. Tercihim olmaz doğrusu..
    Teşekkürlerimle..

Yorum¬